Göçmen Kaçakçılığı Suçu

Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Ceza Avukatı

Göçmen Kaçakçılığı suçu; özel olarak incelenmesi ve delillerin değerlendirilmesi gereken suçlardan biridir.

Maalesef ki; mevcut yargı sistemimizde her mahkeme kendi hukukunu uyguluyor desek yanılmış olmayız.

Bu suç teknik olarak Türkiye’nin her yerinde işlenebilmesine rağmen özellikle Van, Edirne, İstanbul, İzmir, Mersin gibi şehirlerde coğrafi konumlarından ötürü daha sık işlenmektedir.

Ancak aynı olay Edirne’de işlendiğinde başka karar; Mersin’de işlendiğinde başka bir karar ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Ve bunları müvekkile izahta zorluklar yaşayabiliyoruz.

Bu nedenle; Göçmen Kaçakçılığı suçu üzerinde çalışan bir meslektaşımızın yargılama sürecinde başına gelebilecekleri, alabileceği önlemleri bu yazıda sizlerle paylaşmak istedik.

Maalesef ki; yukarıda bahsettiğimiz gibi ülkemizde ceza hukukunda içtihat ve ilke birliği uygulanmadığından matbu bir savunma ile ilerlemeniz müvekkilinizin aleyhine sonuçlar doğuracaktır.

Göçmen Kaçakçılığı ve Yargılama Süreci

Bu yüzden ilk derece mahkemesine savunma oluştururken mutlaka suçta görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Kararları ile Bu suça bakmakta olan Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin ilgili kararlarını incelemek ve orada aranan kriterlere göre savunma yapma olasılığınız varsa bu sizin lehinize sonuçlar doğuracaktır.

Maalesef ki; ülkemizde ihtisaslaşma olmadığı için Göçmen Kaçakçılığı’na dair davaları ceza avukatlığı yapmayan meslektaşlarımızın soruşturma ve kovuşturma aşamasında yeterli baskıyı kuramaması ve delilleri toplayamaması nedeniyle avukatların ceza yargılamasında çok fazla etkisinin olmadığı gibi bir algı toplumda yayılmaktadır. Ancak bunun aksine; işinizi en iyi şekilde yapmanız halinde ceza avukatlığı özellikle sanık müdafiliği özünde yargılama üzerindeki en etkin kurumlardan biridir.

Göçmen Kaçakçılığı Dosyasının hangi aşamada müvekkil tarafından size getirildiği çok önemlidir. Eğer daha önce çalıştığınız bir müvekkiliniz değil ise; tutuklama oranı yüksek olan bir suç olduğu için ya tutuklunun ailesi soruşturma aşamasında getirmiştir, ya da kovuşturma aşamasında müdafii değişikliği sebebiyle size gelmiştir.

Öncelikle şunun altını çok net çizmek istiyorum. Eğer ceza alanında çalışacaksanız, bizim ata sözümüz olan “Usul, esastan önce gelir” sözünü kafanıza kazıyın. Maalesef ki; şu an ki yargılamaların çoğunda usule ilişkin hiçbir tartışma yapmadan doğrudan esas üzerinden kararlar verilmekte ve sanık müdafileri bu duruma sessiz kalmaktadır.

İşini gereği gibi yapan, usul hükümlerini uygulayan savcılarımızı ve hakimlerimizi tenzih ederek, şu an maalesef ceza yargılamasında usul hukukunun altı oyulmakta ve bunun en büyük sebebi de maalesef usul hukukundan bir haber olan avukatların tavrıdır. Usul Hukukunun, Göçmen Kaçakçılığı suçundan neden çok daha önemli olduğunu birazdan somut örneklerle size açıklayacağım.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇUNDA SANIĞIN DURUMU

Bu tür suçlarda çoğunlukla operasyonları Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı “Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü” yapmaktadır ve gerçekten de işlerini çok iyi yapmaktalar.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu çoğunlukla suç örgütü faaliyeti kapsamında veya birden fazla kişi tarafından işlenmektedir. Bu yüzden birden fazla müvekkilinizin olması muhtemeldir.

Müvekkilinizle anlaştınız. Göçmen Kaçakçılığı dosyası önünüze geldi. Bakacağınız ilk şey müvekkilinizin sabıka kaydı ve hakkındaki aktif soruşturma ve kovuşturmalar olmalıdır.

Neden bunu diyorum?

Bu suçu işleyen kişilerin sabıkasına bakıldığında geçmişte bu suçu işlediğine veya görülmekte olan benzer suçlardan davaları veya soruşturmaları olduğunu göreceksiniz.

Bu nedenle; dosyayı incelerken müvekkilin hakkında alacağı cezayı göz önüne alarak TCK 50. Madde uyarınca Cezanın Ertelenmesi Kurumu, veya CMK 231 uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilmesi olanağının olup olmadığı, en önemlisi de TCK 58. Madde uyarınca Tekerrür hükümlerinin uygulanıp, uygulanmayacağının tespitini yapmanız gerekmekte ve buna göre stratejinizi belirleyip, bunu müvekkilinizle paylaşmanız gerekmektedir.

Bu stratejiyi gütmeden ve mesnetsiz, dayanaksız savunmalar ile örnek olarak müvekkiliniz hakkında lehe yasaların uygulanmasını sağlayacağınıza çok daha ağır şekilde cezasını infaz etmesine sebep olabilirsiniz.

Bu nedenle müvekkillerinize hayal satmayın. Kesin çıkarırım, bu dosya beraat gibi beyanlarda bulunmayın. Unutmayın olay ne kadar açık olursa olsun, son sözü söyleyen mahkemedir. Siz sadece lehe yasaları uygulamak için elinizden gelen gayreti gösterin. Ve müvekkilinize karşı şeffaf olup, sonuçları paylaşın.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇUNDA DELİL

Bir ceza avukatı olarak, en etkin olacağınız yere geldik; “SUÇ DELİLLERİ”

Sevgili meslektaşlarım; önünüze başta Göçmen Kaçakçılığı olmak üzere hangi dosya gelirse gelsin yapacağınız ilk şey; suçta elde edilen delillerin ne şekilde elde edildiğinin tespitidir. Azıcık bu konuyu açalım;

Maalesef ki günümüzde “Google avukatlığı” yapılmaktadır. Gerek sanık yakınları gerekse bazı meslektaşlarımız dosya incelemeden internette denk geldiği doğruluğu belirsiz bilgi metinlerine dayanarak görüş bildirmektedir.

Bu dosyada elde edilen delilleri iki aşamada çok dikkatli şekilde incelemeniz gerekiyor. Soruşturma aşaması ve iddianamenin kabulü aşaması. Bunların gerekçesini birazdan anlatacağım.

İlk olarak önünüze kağıt kaleminizi koyuyorsunuz ve dosyada müvekkiliniz aleyhine toplanan delilleri tek tek yazıyorsunuz. Lehe olarak delil toplandığına neredeyse hiç denk gelmediğimiz için bu hususu ilerleyen aşamalarda sizin toplamanız gerekecek.

Göçmen Kaçakçılığında karşınıza çıkacak muhtemel deliller şunlardır;

  1. Mağdur ve Tanık Beyanları
  2. Teşhis
  3. İletişimin Tespiti
  4. Teknik Araçlarla İzleme ( Teknik Takip )
  5. Arama, El Koyma Kararı Uyarınca El Konulan Eşyalar
  6. Araçlarda Parmak İzi
  7. Can Yelekleri
  8. Şişme Bot ve Kürek
  9. Merdiven
  10. Uyku Tulumu
  11. Bilgisayarlarda, Telefonlarda  Arama, Kopyalama, El Koyma ( CMK 134,135 )
  12. Bilirkişi Raporları ( Suçun Nitelikli Halinin Tespiti İçin )

Ve benzeri bir çok delil karşınıza çıkabilir.

Bu delilleri ne şekilde incelememiz gerektiğini, her bir delilin aşamalardaki önemini ayrı ayrı aşağıda savunma kısmında detaylıca belirteceğim size.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE HUKUKA AYKIRILIK

Unutmayın bu tür suçlarda; çoğunlukla Emniyet veya Jandarma’nın yaptığı operasyonlar ile sanıklar yakalanmaktadır. Ve bu kurumlar sanık aleyhine delilleri toparlarken CMK, PVSK mevzuatları kapsamında toplamaktadır.

İşin püf noktasına gelirsek; kolluk güçleri çoğunlukla daha kolay delil elde etmek için “suç örgütü” isnadında bulunmaktadır. Bu nedenle CMK uyarınca delilleri çok kolay elde etmektedir.

Mesleki püf noktası ise şudur; soruşturma aşamasında sanıklar hakkında “suç örgütü” isnadı ile delillerin toplanmaktadır. Ancak; soruşturma savcısı çoğunlukla “suç örgütü” suç isnadı yönünden “Kovuşturmaya Yer Yoktur Kararı” vermektedir.

Suç örgütü olduğu gerekçesi ile iletişimin tespiti veya Teknik Araçlarla İzleme kararı verilmiş olmasından dolayı eğer KYOK verildi ise kovuşturma aşamasında bu deliller hükme esas alınamaz.

Bu tür durumlarda bu delillerin hükme esas alınmayacağı ve müvekkile ceza verilemeyeceği hakkında yüzlerce karar var. Ancak önümüze gelen dosyalarda bu durumun göz ardı edilip, itiraz konusu edilmediğini ve hukuka aykırı kararlar ile insanların mağdur edildiğini görmekteyiz.

Yukarıda; delilleri tek tek yazmanızı tembihlemiştik. Meslektaşlarım; işin en önemli kısmı bu delillerin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediğinin tespitini yapmanız gerekmektedir.

Yargılamayı yapan ilk derece mahkemeleri bu itirazları çok ciddiye almayıp ceza veriyor olsa da; inanın ki üst derece mahkemeleri usul hükümleri konusunda çok hassas çalışıyor ve yargılamayı yapan mahkemenin dosyalarını bozuyor.

Bu yazıyı okuyan kişiler meslektaşlarım olduğu için tek tek; teşhis delili, CMK 134,135 vb. delilleri nasıl değerlendirmesi, hukuka uygunluk denetimi yapması gerektiğini anlatmayacağım.

Ancak yardım talep eden meslektaşlarım olur ise her zaman İLETİŞİM üzerinden tarafıma ulaşırsa elimden gelen yardımı yaparım ve ilgili içtihatları da paylaşabilirim.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇU TUTUKLAMA

Müvekkiliniz; emniyetin yaptığı operasyon ile göz altına alındı. Emniyetteki ifade işlemlerinden sonra mevcutlu şekilde Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edildi.

Cumhuriyet Savcısı tarafından ya serbest bırakılır ya da tutuklanmak üzere Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi.

Arkadaşlar bu tür suçlarda tutuklama kararı sürpriz bir sonuç değildir. 6/12/2019 tarihinde yapılan değişiklikle Göçmen Kaçakçılığı suçu Ceza Muhakeme Kanunu Madde 100 uyarınca tutuklama nedeni olarak düzenlenmiştir.

Ancak müdafii olarak Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklama sorgusuna katıldıysanız eğer; sanki müvekkiliniz hüküm almış gibi esas hakkında savunma yapmayın. İnanın ki hakim tarafından ciddiye alınmıyorsunuz ve maalesef ki mesleğimizin etkinliği bu nedenle azalmaktadır.

Eğer bir ceza avukatı iseniz; CMK madde 100 ve devamını çok iyi şekilde bilmeniz gerekmektedir. Bu tutuklama sorgusunda usule ilişkin itirazlarda bulunmanız gerekmektedir. Bu nedenle CMK üzerinde ciddi bir hakimiyet sahibi olmalısınız. Ve olası tutuklama gerekçeleri hakkında öngörü sahibi olup, bunun üzerinde yoğunlaşıp savunma yapmalısınız.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI TUTUKLULUĞA İTİRAZ

Yukarıda bahsettiğimiz gibi; bu suçla yargılananların bir kısmı adli kontrol ile serbest bırakılır iken bir kısmı da tutuklanarak cezaevine gönderilmektedir.

Maalesef ülkemizde herkes herşeyi çok fazla bildiği için, tutuklama sonrası müvekkil yakınları sürekli size akıl verecek, bazen cezaevindeki müvekkiliniz bazense aile yakınları şu avukata şu kadar verirsek çıkarırmış, şu hakim tanıdık o dosyaya bakacak gibi saçma sapan taleplerle karşınıza gelecek.

Kesinlikle ama kesinlikle müvekkilinizin rızası olmadan dosya suretini aile yakınları ile paylaşmayın.

Müvekkiliniz tutuklandı ise muhtemelen sanık yakınları tarafından kötü avukatsınızdır, ve hemen başka arayışlara girerler.

Sanık yakınları; dolandırılmaya en müsait insanlardır. Şık, gösterişli ofislere hatırlı tanıdıkları ile gidip; dosyaya dahi bakmadan çözülür bu iş diyen insanlar tarafından dolandırılmayan daha bir insan tanımadım. Daha sonra da tutuşup size koşa koşa gelirler.

Belki 1 yıl 8 ay alıp HAGB den faydalanacak sanık; tamamen dosyanın yanlış yönetilmesinden dolayı 5 yıl 6 ay gibi cezalar alabilecektir. Ve belirli bir yerden sonra bunun dönüşü de olmamaktadır.

Dosya sizden alınsın veya alınmasın, siz bir ceza avukatına yakışır şekilde internetten indirilen tutuklamaya itiraz dilekçesiyle veya kopyala – yapıştır dilekçeler yerine yukarıda üzerinde durduğumuz noktalara dikkat çekerek tutuklamaya itirazınızı hazırlayın.

Ben şahsi olarak; tutuklamaya itiraz dilekçelerinin ciddiye alınıp da tahliye kararı verildiğini istisnai haller dışında görmedim. Ancak mesleki sorumluluğumuz açısından itirazınızı mutlaka yapın.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SORUŞTURMA AŞAMASI

Bir ceza avukatının ofisi elinde çantası ile adliyelerdir, resmi kurumlardır.

Etkin bir soruşturma için; soruşturma savcılarımızın kapısını sık sık çalmamız gerekmektedir. Ben delillerin soruşturma aşamasında toplanması gerektiğine inanan insanlardanım. Mahkeme aşamasında çoğu kez; taleplerimiz yargılamaya faydası dokunmayacağı gerekçesi ile reddedilmektedir.

Uygulamadaki çoğunluk için konuşmak gerekir ise; müvekkiliniz tutuklu ise kendi mahkemesi huzurunda ifadesi alınmadan tahliyesini sağlamak oldukça güçtür. Yani müvekkiliniz hakkında soruşturma savcısı tarafından iddianame düzenlenmesi hızlanmalıdır. Bu nedenle gerek soruşturma savcısı gerekse katibi ile sürekli temasta olmakta fayda vardır. Mahkeme yani kovuşturma aşamasında işinize yarayacak lehe delilleri soruşturma aşamasında toparlayın ki; mahkeme sırasında delillerin celbi için duruşma süreleri uzamasın, dolayısı ile tutukluluk süresi uzamasın.

Bu nedenle bir ceza avukatı olarak, konfor alanından uzaklaşmalı ve adliyede kapıları çokça çalmalısınız. Kendi tecrübeme göre bunu çalışanınız yerine bizzat yapmanız daha sağlıklı olacaktır. Soruşturma savcısının tavrı, dosya üzerindeki görüşü hakkında kanaate sahip olmanız her zaman sizin lehinize olacaktır.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇU DURUŞMASI

Duruşma Öncesi

Duruşma Salonu, ceza avukatının maç sahasıdır.

Yukarıda belirttiğimiz gibi; bizim asıl silahımız usuldür. Ve yargılama aşamasındaki taktiklerimizi geliştirirken belirli bir plana sadık kalmalıyız. Ancak bizim en büyük düşmanımız yine burada meslektaşlarımızdır.

Daha önce belirttiğimiz gibi; göçmen kaçakçılığı suçu çoğunlukla birden fazla kişi tarafından işlenen suçlardandır. Bu nedenle duruşma salonunda birden fazla avukat ve sanık ile beraber olacaksınız. Savunmanızı oluştururken irtibatta kalmak, bilgi alışverişinde bulunmak her zaman sağlıklıdır. Ancak her zaman bu işi bozan, hiçbir şey bilmediği halde herşeyi çok iyi biliyormuşçasına hareket eden ceza hukuku ve yargılamasından bir haber meslektaşımızın orada bulunması da muhtemeldir.

Maalesef ki; sadece duruşma salonunda müvekkilinin gözüne girme çabasından ibaret olan bu “çok konuşma” eyleminin hiçbir değeri yoktur. Zaten; mahkeme heyeti de bu durumu gördüğünden usule ilişkin bir duruşma yapma çabasına girmemekte, çoğu kez de meslektaşlarımız telkinler ile susturulmakta, mesleğin itibarını zedelemektedir.

Bizim silahımız, CMK’dır. Maalesef ki; şu an duruşma düzenlerinde usul hükümleri uygulanmamaktadır. Bunu uygulatma yükümlülüğü biz avukatlardadır.

Diğer meslektaşlarınız duruşma sırasında, bu hükümlerin dışarısına çıkıp kendilerine özgü bir yargılama yapma gayretinde iken de, siz mutlaka stratejiniz dahilinde ilerleyin, delilleri doğru zamanda tartışın, sorularınızı doğru zamanı bekleyerek sorun, beyanlarınızı gerektiği zaman verin.

Zaten dosyaya hakim iseniz; usul hükümleri dahilinde gerekçeli taleplerde bulunuyorsanız mahkemede sizi ciddiye almakta, savunmalarınıza itibar etmektedir.

Duruşma Sırasında

Göçmen Kaçakçılığı dosyalarında; dosyanıza çok iyi şekilde hazırlanmış; tüm delilleri önceden hem usul hem de esas yönünden değerlendirmiş, diğer sanıkların ifadelerini biliyorsanız mahkeme salonunu sizin yönetmemeniz mümkün değildir.

Unutmayın; Göçmen Kaçakçılığına yapılan son iş dağılımına göre Yargıtay 4. Ceza Dairesi bakmaktadır. Ve maddi hatalar dışında ilgili ceza dairesi çoğunlukla ilk derece mahkemesinin kararlarını onamaktadır. Özetle bu suçlarda Yargıtay Ceza Dairesi’nden bozma kararı almak çok zordur.

Bu yüzden siz bugüne kadar meydana getirilmiş içtihatları göz önüne alarak; savunmalarınızı mutlaka yazılı olarak yapın. Ancak bu demek değildir ki; herşeyi yazılı yapın, sözlü olarak savunma yapmayın.

Tam aksine; ceza yargılamasında sözlü yargılamaya inanan avukatlardanım. Ancak uygulamada sizin de mutlaka tecrübe ettiğiniz gibi meslektaşlarımız bir cümle konuşup katibin yazmasını bekleyip, katip yazdıktan sonra diğer cümlesine geçmektedir. Böyle bir savunmanın, mahkeme üzerinde etkisinin olacağına inancım yoktur.

Katibin yazmasını beklemeyip savunma yapıldığında ise, söylediğiniz herşey hakimin filtresinden geçip aklında kalan veya not aldığı şeyleri katibe yazdırmaktadır. Bu nedenle üst derece mahkemelerince ciddiye alınacak çoğu savunma beyanı, itirazı tutanağa olması gerektiği gibi geçmemektedir.

Bu yüzden yargılama sırasında yapılan hak ihlallerini, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin bozma sebeplerini göz önünde bulundurarak savunmalarınızı önceden yazılı hale getirin, gerekirse duruşma sırasında elden sunun, ama savunmanızı kesintisiz şekilde yapın.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI VE DİĞER YASAL MEVZUAT

Türk Ceza Kanunu ve Yargıtay İçtihatları dışında aşağıda yer alan kanunlara da olayı çözerken hakim olmamız gerekmektedir.

-6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu
-Geçici Koruma Yönetmeliği ( 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 91. maddesine dayanılarak çıkarılan )

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇ İNCELEMESİ

Bu suç için öncelikle Fail tarafından doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etme amacıyla hareket edilmesi gerekmektedir. Eğer ki; maddi menfaat unsuru yoksa, failin göçmen kaçakçılığından ceza alması mümkün değildir. Bunun dışında

Bu suçun oluşabilmesi için; kanunda tanımlanan davranışlardan birinin tamamlanması gerekmektedir.

Bunları sırası ile sıralayacak olur isek;

  1. Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlanması
  2. Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlanması, bu suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır.

Aslında bu iki hareket birbirinden çok bağımsız suçlardır.

Toplum tarafından daha çok 2. Maddede yer alan davranış göçmen kaçakçılığı olarak bilinmektedir.

Ancak, toplum tarafından bilinenin aksine bir yabancıyı maddi menfaat elde etmek amacıyla ülkede kalmasında imkanlar sağlayan kişi de bu suçun failidir. Bu itibarla, yasal olarak yurda girmiş olmakla beraber, Türkiye’de sü­rekli olarak oturmalarına yetkili mercilerce karar verilmemiş yabancıların ülkede kalmalarına imkan sağlamak da, bu suçu oluşturacaktır.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI CEZASI

Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yani bu suç ile beraber kişi hem hapis cezası hem de Adli Para Cezası almaktadır.

22/07/2010 tarihinde yapılan düzenleme ile; Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

Ancak;

Suçun, mağdurların;

a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,

b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi, hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞININ BİRDEN FAZLA KİŞİ TARAFINDAN İŞLENMESİ

Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.

YARGITAY KARARLARI

4.Ceza Dairesi’nin Kararları Doğrultusunda Göçmen Kaçakçılığı Suçunda dikkat edilecek hususlar

Göçmen Kaçakçılığı ve Araçta Parmak İzi

– İhbar üzerine yapılan araştırmada ormanlık alanda terk edilmiş halde minübüs bulunduğu ve bu minübüse yaklaşık 300 metre mesafede 6 adet göçmenin yakalandığı, araç üzerinde yapılan aramada sanıkların parmak izlerinin tespit edildiği olayda; yakalanan göçmenlerin söz konusu araç ile taşındığına dair delil bulunmadığı, sanıkların parmak izlerinin araçta tespit edilmesinin göçmen kaçakçılığı yaptıklarını kanıtlamayacağı gözetilmeden yerinde olmayan yetersiz gerekçe sanıkların beraati yerine mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır. ( 4. Ceza Dairesi         2021/24383 E.  ,  2021/22674 K. )

Göçmen Kaçakçılığı ve Teşhis

– Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi o tarihte Cizre’de bulunmadığını beyan etmesi, aynı şekilde sanık …’a yaptırılan usulune uygun teşhiste, sanık …’ı teşhis edememesi, her ne kadar hükmün gerekçesinde göçmenlerin sanığı teşhis ettiği belirtilmiş ise de, dosya kapsamında böyle bir teşhisin bulunmaması, tanıklar … ve …’un soruşturma aşamasında sanığı fotoğrafından teşhis etmeleri nedeniyle bu teşhislerin usulune uygun olmadığı ve kovuşturma aşamasındaki ifadelerinde de bu teşhislerini net olarak doğrulamamaları karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak somut ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, eksik inceleme ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, ( 4. Ceza Dairesi         2021/28216 E.  ,  2021/21396 K. )

Göçmen Sayısı ve Cezanın Miktarı

Suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayıları dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken cezaların alt hadden tayin edilmesi ( 4. Ceza Dairesi         2020/30522 E.  ,  2021/20405 K. )

Göçmen Kaçakçılığı ve Emare Delilleri

Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde, 49 Suriye uyruklu kişiyi yasa dışı yollardan yurt dışına çıkarmaya çalışırken yakalandıkları, sanıkların kullanmakta olduğu araçların içinde bulunan şişme bot ve bu bota ait kürek ile can yelekleri bulunduğu ve sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,( 4. Ceza Dairesi 2020/19932 E., 2021/20628 K. )

Sanık ve Göçmen Arasında Telefon Trafiği

Dosya kapsamına göre ve sanıkların, telefonlarında tespit edilen mesaj içerikleri, sanık …’un telefonun da olay yerinde yakalanan göçmen …’ın numarasının bulunması ve çok sayıda görüşmelerinin tespit edilmesi ile sanıkların yakalandığı yere yakın mesafede göçmenlerin botla uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında sanıkların üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi, ( 4. Ceza Dairesi         2021/16986 E.  ,  2021/18985 K. )

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerik Korunmaktadır.
Scroll to Top